Category: Yazılar

Bir güzel insan: İsmail Cem »

1970 yılının baharıydı….Babıtelli kurulmamıştı. Esamesi bile okunmuyordu.
Gazeteler şehri Babıali’deydik.
Hürriyet Gazetesi de Babıali Caddesi üzerindeki o görkemli binasında.
 
Gündüzleri binanın üçüncü katındaki “Haber Ajansı”nda Polis muhabiri, akşamları da bir kat aşağıdaki Hürriyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürlüğü’nde nöbetçi muhabir olarak çalışıyordum.
 
O sabah tanıdım onu.
Haber Müdürümüz Dinçer Güner’in yanında. Ceketinin sağ kolunun altında küçük mü küçük […]

Doktorların doktoru Dr.Emin İstanbullu »

Bindokuzyüzsenli yılların ortalarıydı. Ya 1985 ya da 1986 idi. 1985 yılının ortaları olabilirdi. Mevsimlerden yazdı. Çünkü Sosyal Sigortalar Kurumu Okmeydanı Eğitim Hastanesi’nin Başhekim Özel Kalem Müdürü Gönül Özhan’ın odasının penceresi açıktı.
Niye mi? Odanın havası değişsin diye.
Serinlemek için tabi. Hafif bir meltem rüzgarı giriyordu pencereden içeriye. Açık kapıdan da Başhekimlik koridoruna çıkıyordu.
Saat 15.00 sularıydı. Başhekim […]

Gazeteci Nezih Demirkent usta »

Hürriyet Gazetesi’ndeydim. Türkiye Gazeteciler Sendikasından istifa etmediğim için “Günaydın Gazetesi”nden kovulmuştum. Oğlum Odhan’ın doğumuna bir ay kala bir Cumartesi günü iş dönüşü kovulma mektubunu masamın üzerinde bulmuştum.
Her kula nasip olmaz. Gelin birlikte okuyalım bu tarihi mektubu:
“Sayın Doğan Katırcıoğlu.
Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Haldun Simavi’nin emirleri, Genel Yayın Müdürü Necati Zincirkıran’ın direktifleri, Yazı İşleri Müdürü Rahmi Turan’ın […]

Türk klavyesinin babası »

Size 79 yaşında bir dev adamı takdim ediyorum. Durup dinlenmeden çalışan. Türk gençlerinin eğitimleriyle yakından ilgilenen bir gençle sizleri tanıştırmak istiyorum. Türkçe’nin aşığı bu genç 1925 Afyon doğumlu İhsan Sıtkı Yener’dir.
Bu Cumhuriyet çocuğu İhsan Yener, ulu önder Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ni emanet ettiği Türk gençlerinden biridir.
1955 yılından beri her 2 yılda bir yapılmakta olan Dünya Daktilografi […]

Horoz ölünce nereye bakar? »

 
Mevsimlerden yazdı. Kadınlar soyunup dökünmüştü. Öğle saatleriydi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde bir ziyaretten çıkmıştım. Hastaneden ayrılmak için ana kapıya doğru yürüyordum. Güneş gözüme doğru vuruyordu. Karşı kaldırımdan üç hanım bana doğru yürüyordu.
 
Gülüştüklerini fark ettim. Onların gülüşmesine ben de tebessüm ederek yanıt verdim. Belki tanıdık olabilirlerdi.
 
Biri sarışındı. En fazla gülen de oydu. Bakımlı insanlardı. Takıp […]